bence evlilik... bence aldatma...


Bir gencin hayata dair rahat paylaşımları...


gönderen rahat yazar zaman: 21:25 4 KİŞİ YORUMLADI
Günlerim staj nedeniyle gittiğim fabrikada geçiyor. Zorunlu üretim stajım ağustosa kadar sürecek. Sabahları erken kalkıyorum. Akşam geç yatsamda anca diğer blogları ve gelişmeleri okumaktan, rahatyazar olmaya pek vaktim kalmıyor.
bu nedenle yeni yazılar gecikebilir...
gönderen rahat yazar zaman: 23:10 1 KİŞİ YORUMLADI



gönderen rahat yazar zaman: 23:45 3 KİŞİ YORUMLADI
konu etiketleri blogger-tanıtım, röportaj
Geçen cumartesi, istiklalde bir arkadaşla buluşacaktım. Yolda hızla yürürken bir kıza çarptım. Az daha eziyordum hatta. Hızla çarparak geçtiğim bu kızın, blogumu takip edenlerden olduğunu nereden bilebilirdim?
Kız ŞURADAKİ yeni yazısında, benim aynen o günkü halimi tarif etmiş ve "bana çarpan kişinin rahatyazar olduğunu tahmin ediyorum" demiş. Sağolsun bi dost önceki yazıma yorum olarak bahsettiğim kızın yazısını atmış, onun sayesinde olaydan haberim oldu.
Özel hayat kalmadı. Demekki az da olsa bir ünüm oluşmuş bu alemde:) Özellikle kendi fotoğraflarımı pek sık koymamama rağmen sokakta tanınmış olmam şok edici. Kız çekinmiş ve tam emin olamadığından benimle konuşmamış. Herhalde benimle konuşsa daha fazla havaya girerdim.
Dünya küçükmüş gerçekten. Bir gün siz de yolda bana rastlarsanız çekinmeyin konuşun, sorun değil...
NOT: Resim olarak kullandığım 1998 yılının romantik komedi filmi "mesajınız var". Filmde iki rakip kitapçı dükkanının sahibi internette gerçek kimliklerini bilmeden tanışıyorlar ve mesajlaşıyorlar. Sonu malum. Hayatta film gibi işte. Bu film örneği afişini, filmin konusundan da etkilenerek dünyanın küçük ve sanal alemin etkisinin büyük olduğunu göstermek için seçtim.
gönderen rahat yazar zaman: 21:13 5 KİŞİ YORUMLADI

Bazı kızlarla sadece arkadaş olunur. En başta, hiçbir kıza flört amacı ile yaklaşılmaz. O amaçla yaklaştığımız kızlar zaten flörtöz yapıdadır ve genellikle davetkar hareketler sergilerler.
Bir kısmı kaybedenler grubundadır. Bu gruptaki kızlar, cilve yapmayı bilmeyen, doğal duyguları ile davranan kızlardır. Onlarda yalan yoktur. Erkeklerin her türlü sorununu dinlerler ve kırk yıllık ilişki gurusu gibi yorum yapıp, tavsiye verirler. Hatta öyle tipler vardır ki, erkek muhabbetine ortak olurlar. Erkekler, bu kızlara "yaaa şeyimde çıban çıktı biliyor musun?", "şu geçen kıza baksana, sence verir mi?" gibi cümleler sarfedebilir. Öyle ki bu kızlar zamanla "erkek Fatma" tarzına geçmiştir. Sert davranırlar. Kızların eleştrildiği konulara dalıp, kendi cinslerini erkekmişcesine kötülerler. Sürekli erkeklerle takılırlar. Kendilerine dost olarak erkekleri seçmişlerdir. Kızlar birbirini kıskanır. Onlara göre en iyi dost, 'karşı cins' olan erkeklerdir.
Bu kızlar, ne yaparlarsa yapsınlar kendilerine yakıştıramazlar. Saçlarına sarılar attırsalar bile farkedilmezler. Çünkü, erkekler onlara hiçbir zaman karşı cinsten biri gibi yaklaşmamıştır. İlla o gözle bakmak zorunda değiller ama isteseler de onları çekici göremezler.
Dediğim gibi saç boyatma dışında, mesela bir gün hafif makyaj yapsınlar "ohaaaa sen makyaj mı yaptın?" denilir. Bunu bir kıza soran erkekler var. Dediğim kızlar "sadece arkadaş olunanlar" grubundan diye tüm bu olanlar...
Bu grubun kızları hayatımızın vazgeçilmezi. Onlar olmasa, biz erkekler, kızların dünyasını bu kadar iyi tanıyamazdık. Onlar için de erkeklerin dünyası ilginç geliyor. Sırf aşk-ilişki amacı ile erkeklere yaklaşanlardansa, dost olarak yaklaşan bu gruptaki kızları tercih ederim. Çünkü SAO* grubundan, ebedi sevgili moduna geçenleri tanıyorum. Sevgili moduna geçince, kızdaki "erkek Fatma" olayı da gider, yerini 'şok edici' kadınsılığa bırakır...
* sao=sadece arkadaş olunanlar
gönderen rahat yazar zaman: 21:52 15 KİŞİ YORUMLADI
Uzun süredir bloga yazamıyordum. Ülkemizin önemli fabrikalarından birinde üretim konulu stajıma başladım. Tüm günüm fabrikada geçiyor.
Lojistik-depo bölümüne verildim. Aslında üretim stajı yapmam gerektiği için günün yarısını üretim bölümünde geçiriyorum.
Tüm fabrikayı gezdik, bilgilendik.
Her evde olan çamaşır makinaları üretilirken onlarca aşamadan geçiyor. Üretimi sona eren ürün depo kısmında bile paketleme sorunu olmasın diye tekrar denetleniyor. Hatalı ürünler etkiletleniyor, düzeltilmek üzere geri yollanıyor.
Masam ve bilgisayarım var. Öğleye kadar nette takılıyorum. Tabiki fabrikada sosyal ağlara girmek yasak olduğundan (filtre ayarı) facebook,blogger gibi sitelere erişemiyorum. Araştırmam için bir konu verildi ama henüz bulamadım. Tüm gün çay-kahve sınırsız tabi. Yemekler ve servis hizmeti de iyi ama sabahları erken kalkmak zor geliyor çoğu zaman. Neyse ki serviste uyuyarak yolun uzunluğunu anlamıyorum.
Çevrem: "Kendini göster, bak ileride belki seni işe alırlar." ,
İş yerindekiler: "Ya birkaç dilin ve üstün niteliğin olacak ya da tanıdığın..." (torpil) demekteler.
Kafam karışık. İlerisi için düşünemiyorum. Seneye yönetim stajını bir medya kuruluşunda yapmak istiyorum. Bu senekinin de bana çok şey katacağı inancındayım.
Naylon staj rahat olurdu ama bende de ilerisi için bilgi sıfır olurdu o zaman.
Yoğunluğun dindiği zamanlarda yeni yazılar ve röportajların devamı gelecek;)
NOT:Fabrikada foto çekimi yasak. Gizlice yaparsam yayınlarım.
gönderen rahat yazar zaman: 01:53 5 KİŞİ YORUMLADI
konu etiketleri günlük


gönderen rahat yazar zaman: 15:56 2 KİŞİ YORUMLADI


İLETİŞİM: rahatyazar@hotmail.com BLOGGER 2008
tıkla sayfamda YUKARI GİT