27 Haziran 2013 Perşembe

Sanal alemde ne kadar rahatız?


Facebookta birçok kullanıcı türü var. Sosyal medyanın kitleleri harekete geçirdiği ve haber almayı kolaylaştırdığı bir gerçek. Özellikle 'Gezi Parkı' olaylarından sonra duyarlılık arttı ve paylaşımcılar çoğaldı. 

Aşırı Duyarlılar: Bu tip kullanıcılar gün boyu yaptıkları paylaşımlarla en güncel haber sitelerini bile sollayabilirler. Nerede ne var gözlemleyip ilk onlar paylaşırlar. Bazı arkadaşlarım gerçekten bu konuda çok iyi. Listesinde tatil keyfi ya da eğlence temalı fotoğraf paylaşan arkadaşlarına 'liste temizliği'ne kurban gidebilecekleri tehditini yapanlar da var. Ben de yanlış anlaşılmama adına tatil fotoğraflarımı paylaşmak için olayların dinmesini beklemiştim. Ülkem karışmışken elimde kadehle gülümserken ya da 'deniz kenarında dinleniyorum' modunda takılamazdım tabiki. 

Herşeyi 'ben' bilirim diyenler: 'Bu iletiyi gören herkes kopyalayıp duvarında paylaşsın' ya da  'En kısa sürede şunu yayalım' diyenler, 'eğer böyle düşünmüyorsanız beni şu an silin' uyarısını yapanlar da var. Hatta hızını alamayıp paylaşım grubu kuranlar ya da fan sayfaları açanlar var. Onlar içinde yararlı olan içerikler oluyor ama gün boyu aynı içerik dönünce olay neticelense bile paylaşımların devam ettiği görülüyor. Bunun bir denetimi yok. Örneğin ben 'acil kan aranıyor' ilanlarına bir türlü emin olamıyorum. Bunu eski olay da olsa twitter'da retweet almak için profiline yazan da var, gerçekten o anki telaşla ihtiyaç için yazan da. Kime inanayım?

Tedirginler: Geçende bir yakınımı arkadaşı arayıp üç sene önce etkilendiği fotoğrafı tamamen kaldırmasını istemiş. Belki fotoğrafta yer aldığı o sofradakilerle görülmek istemiyor artık bilemeyiz.  Etiketli fotoğrafınızı bugünlerde biri beğenince o an tekrar gündeme geliyor ya kimisi yeni yaşanmış zannedebiliyor. O yüzden zaman tünelindeki geçmişinize ve yan yana etiketlendiğiniz kişilere dikkat edin bence. 

Pişmanlar: Başından söz ya da nişan geçen kızlar, o mutlu anınızda 'yüzük kurdelesi kesilme anına kadar' fotoğraf paylaşımı yapmadan önce iyi düşünün. Olur da hayat değişir, son anda bir ayrılık oluverir sonra tüm bu coşkuyu cümle aleme paylaştığınızla kalırsınız. Mutlu anları yayınlamak tabiki güzel ama geçmişi bir anda silmek ağır olabiliyor. Sadece söz, nişan, ilişki değil her zaman bu geçerli. O yüzden paylaşımlarınızda dozajı iyi ayarlayın ki geriye dönüş kolay olsun. 

Örnekler çoğaltılabilir. Kimse kimsenin ne paylaştığına karışamaz bence. Birine sinir oluyor ve hayatına tanıklık etmek istemiyorsanız en serti ya listenizden kaldırın ya da o kişinin profiline girip haber aboneliğinden çıkın. Bu kadar basit. 
Not: Bugünlerde artan yönlendirici içerikler üzerine bu yazıma ilham geldi. 


1 Yorum

  1. Bir arkadaşımın da başına gelmiş bir olay geldi aklıma okuyunca :) Gezi parkı olayında her şey biriktiği gibi en büyük his de demokrasi isteğiydi ancak birilerinin demokrasiyi savunurken aynı zamanda diğerine "bunu paylaşmamalısın" demesi elbette ki savunduğuna çok ters.

    Birlik çok iyi gerçekten.. Ama o kan arama tweetlerine ben de hiç güvenemiyorum.

    YanıtlaSil

Bu yazım hakkında sen de bir yorum yaz, rahatla!

 

FACEBOOK

Blogger Tips and TricksLatest Tips For BloggersBlogger Tricks
Bumerang - Yazarkafe

INSTAGRAM

Instagram

ÜYE OL

Mail Adresini Yaz, Rahat Yazar'dan En Güncel Haberler Gelsin!:

© Rahat Yazar
Designed by GeCe
Released under Creative Commons 3.0 CC BY-NC 3.0