10 Eylül 2019 Salı

Malta’da ne iş yaptım?



2016 yılından 2019’a kadar neredeyse 3 yıl boyunca yaptığım işi yazmasam olmazdı.
Türkçe konuşabildiğim için Malta’dan bu iş için çalışma izni alabilmiştim.

Aslında herkesin eğlence olarak göreceği bir oyunu ben iş olarak yaptım. Ekran önünde oyun sunucusuydum. Yani bildiğimiz kurpiyerliğin, kameralarla dolu stüdyoda canlı yayın versiyonu. Oyuncular internet üzerinden bahis yaparak kumar oynadıklarında beni görüyorlardı.

Ben iskambil kağıdı karıştırmayı bile bilmezdim normalde ama çalıştığım şirket, birkaç hafta bana eğitim verdi ve Roulette, Black Jack oyuncularının sunumu ve kuralları konusunda sertifika sahibi oldum.
Kartları tutmayı, dağıtmayı ve karıştırmayı öğrendim. Rulette topu çevirmeyi (spin atmayı) öğrendim.

İşin bazı moral bozucu yanları olabiliyordu. Oyuncular para kaybettiği zaman;

‘Ne kadar uğursuzsun!’
‘Bana güldün. Seni şikayet edeceğim’
‘Al, o çevirdiğin topu g** sok!’
‘Param bitti diyorum, anlamıyor musun?’ gibi yorumlar yapabiliyordu.

Gerçek casino ortamından farkı, insanların yüzünü görmüyordum. Sadece sohbet ekranından, onların yazdıklarını okuyordum.  Hepsinin birer takma ismi (nick name) vardı. Örneğin ismi ‘doktor’ olan biri ile öyleymiş gibi muhabbet etmek hoşuma gidiyordu. Belki de olmak istediği kişi gibi davranıyordu onlar. Ben de onlara uyum sağlıyordum. Oyunculara sorular sorarak, aslında profillerini anlıyor ve sosyolojik bir deney yapıyordum.
-Kocasının açtığı hesap ile oyun oynayan ev hanımları. Kaybederse akşam kocasına ne diyeceğini düşünüyordu mesela.

-Tekel bayii olanlar, emlak zenginleri, oto galericiler, mimarlar, mühendisler, askerler, işsizler, öğrenciler, torunu olan dedeler ve daha neler neler.  Geniş bir oyuncu profili vardı.

Çoğu zaman yayında komik olaylar oluyordu. Elimiz terlediği için rulet çarkınin içinde topu döndürürken top elimizden fırlayabiliyordu. Kart dağıtırken de hızımızı alamayıp kartı yere düşürdüğümüz de oluyordu. Bu gibi durumlarda gerektiğinde oyun iptal ediliyor ve oyunculara paraları geri iade ediliyor.
Yayın esnasında mobilden oynayan bir oyuncu ‘Şu an otobüsteyim ve yanımdaki yolcu da seni izliyor ekrandan’ diyebiliyordu:) Aslında bir nevi ünlüydük, ekran yüzüydük. Bizi izleyen bir kitle vardı.

‘Kayınpederim geliyor, şimdi çıkmam lazım’; ‘Sevgilimle telefondayım’ gibi yazılar yazanlar; internet ortamında olsak da sanaldan gerçek dünyaya bizi ışınlıyordu hep.

2016 yılının haziran ayı sonunda İstanbul’da Atatürk Havalimanı’nda patlama oldu ve terör saldırısında pek çok insan öldü. Ben o sırada oyunculara kart dağıtıyordum. Türkiye’deki haberleri anca molaya çıktığımda telefondan görüyordum.

15 temmuz’da askeri darbe girişimi olduğunda da ben rulet masasında top çeviriyordum ve insanlar hala bahis yapıyordu. O zaman anladım ki ülkede kötü olaylar olunca insanlar şans oyunlarına daha bir sarılıyor. Ben canlı yayında sunuculuk yaparken chat ekranına ‘darbe oldu’ yazan bir oyuncuya, tabiki ‘ne darbesi’ demiştim.

Gerçeklerden uzakta dertsiz dünyada

Ülkemdeki olaylardan tabiki etkileniyordum ama düşünsenize yurt dışında çalışıyorum ve o ara en çok önemsediğim şey, işime yani oyunlara adapte olmak. Kartları düşürmemek, ruletteki topu dikkatli çevirmek.



Şimdi kendi ülkemin sorunlarına daha yakından bakabilirim. Halen yurt dışında aynı işi yapıp, aslında o dertsiz sanal dünyada yaşayan arkadaşlarımı düşününce endişeleniyorum. Çünkü o iş insana bir zaman sonra hiçbir artı değer katmıyor ve üstüne seni robotlaştırıyor. Gün içinde yüzlerce kez ‘bol şans’, ‘bahisler açıldı’, ‘bahisler kapandı’, ‘kart ister misiniz?’ gibi cümleler kurmak zorundasınız. Bir süre sonra insan sağlıklı düşünme yeteneğini kaybedebilir.

 Ben bu durumu kırmak için oyuncularla çok fazla konuşup, işimi bir televizyon canlı yayını gibi yaptım yıllarca. Bu iş sayesinde Avrupa’da yaşamak ve farklı ülkelere seyahat edebilmek insana bir vizyon katıyor o ayrı.

Bildiğiniz gibi bu tarz sitelerin çoğu ülkemizde yasal değil ama sadece Türkiye’den değil başka ülkelerden vatandaşlarımız da internette oyun oynuyordu. Bulunduğum şirket uluslararası yabancı bir şirket olduğu için burada rahat yazıyorum çünkü yaptığım işin türkçe konuşmam dışında ülkemle bir alakası yoktu. Türkiye’den bağlanarak bu tarz sitelerde oyun oynayanların sorumlusu da ben olmadığıma göre bu deneyimimi anlatmakta bir sakınca görmedim:)

Hayatımın askerlikten sonra belki de en ilginç deneyimi olan bu iş hakkında bloga yazmayı düşünmüştüm hep. Hem yazdım, hem de youtube’da biraz anlattım. Umarım beğenirsiniz:)


0 Yorum

Bu yazım hakkında sen de bir yorum yaz, rahatla!

 

FACEBOOK

Blogger Tips and TricksLatest Tips For BloggersBlogger Tricks
Bumerang - Yazarkafe

INSTAGRAM

Instagram

ÜYE OL

Mail adresini yaz, en güncel haberler, yeni yazılar anında e-postana gelsin!:

© Rahat Yazar
Designed by GeCe
Released under Creative Commons 3.0 CC BY-NC 3.0