24 Mart 2020 Salı

Corona günlerinde Yunanistan


Geçtiğimiz ekim ayında iş için geldiğim Yunanistan’da dünyayı  saran corona virüsü nedeniyle karantina  günleri yaşıyorum. Geçtiğimiz sabah 06:00’dan itibaren ülkede karantina ilan edildi.

İş yerine gitiğimi gösteren bir belge ile sokağa çıkabiliyorum. Onun haricinde resmi açıklamaya göre dışarı çıkmadan önce bir numaraya mesaj-sms yollamamız gerekiyor telefondan.

1-Doktor ya da eczane 2-supermarket 3-banka gibi kategoriler var. Spor egzersizine çıkarken de mesaj atılıyor. Koşuya ya da köpek gezdirmeye çıkarsanız yanınızda en fazla bir kişi olacak ama onunla da aranızda mesafe olmalı. Araçla çıkarsanız da araçta en fazla iki kişi olmalı.

Sokaklarda o kadar çok yaşlı insan görüyorum ki onların bu söz dinlemez tavrı bence ülkede bu kararların alınmasına yol açtı. Yasağa uymayanlara para cezası var. İtalya’daki korkunç tabloya yaklaşmamak için her ülke önlemlerini arttırıyor.

Burada ezczane, supermarket ve bankalar haricinde her yer kapalı. Önceleri sabahları bir kafede kahve içerek güne başlama zevkim vardı, o da kalmadı. Hafta sonu bir gece kulübüne gitmek artık ancak anılarda yaşatılabilir. Ülkede ve  tüm dünyada pek çok önemli festival ve organizasyon haftalar önce iptal edildi. ‘Sağlığa dikkat’ konusu tek gündemimiz oldu. Bu her zaman önemsememiz gereken bir konuydu zaten ama dünyadaki salgın bize hatırlatma yaptı.

Neler değişti?
İş yerinin kapısındaki güvenlik görevlisinin her sabah ateşimi ölçmesi. Bir de boyum uzun olduğu için silah gibi alnıma dayanan ateş ölçere yetişmek için eğilmem:) Bahaneyle herkesin daha çok el yıkaması ve mekanların dezenfekte edilmesi iyi bir şey.

Büfeden birşeyler alırken parayı uzattığım görevliyi ertesi gün eldivenli ve maskeli görmek;  markette kasiyerin kredi kartımı ellemekten korkarak, bana pos cihazına okutturması falan iyi güzel önlemler ama bir anda bu değişimin içinde olmak huzursuz edici.

Ben ikinci kez ülke değiştirmişim farklı bir yer ve kültür görmek adına o yüzden evden çalışmak bana hapis gibi gelebilir. Freelance çalışmak belki de herkesin tek hedefi olmalıymış.

Malta’dan ayrılırken üzülmüş ve eskisi gibi seyahat edemezsem diye korkmuştum ama şu an gezginler bile kendini özgür hissetmiyor. Sağlıkla ilgili bir gelişme tüm dünya düzenini alt üst edebiliyor. Her yere gidebilecek maddi imkanı sınırsız biri bile yaşanan gelişmeler karşısında güçsüz kalıyor.

Olaylar bana bilimkurgu filmlerini hatırlattı. İlkokulda din dersi vesilesiyle okuduğum ‘salgın hastalıklar çoğalacak, ülkeler savaşacak’ maddelerinin geçtiği dünyanın sonu alametlerini biraz erken görmüş oldum. Yıllar sonra insanlar daha çok makinelere bağlı kalıp, birbirlerine daha az temas edecek, daha az sosyalleşecek gibi gözüküyor. 

Hazır doğa bizden intikam alırken, önlemleri alıp riskleri aza indirmek mantıklı gözüküyor. En son bu özgürlüğümün kısıtlandığı zamanı bir yıl askerlik yaptığım dönemde yaşamıştım. Tabiki kıyaslanamaz onunla ama sosyal hayatın sokakla bağının kesilmesi ve evlere hapsolmak yani herkeste farklı duygular yaşattı. Belki de bu daha çok kendimize dönmek için bir fırsattır. Daha çok okumak, izlemek ve düşünmek için. Bana aylar sonra bloguma yazma ilhamı vermesi gibi..


0 Yorum

Bu yazım hakkında sen de bir yorum yaz, rahatla!

 

FACEBOOK

Blogger Tips and TricksLatest Tips For BloggersBlogger Tricks
Bumerang - Yazarkafe

INSTAGRAM

Instagram

ÜYE OL

Mail adresini yaz, en güncel haberler, yeni yazılar anında e-postana gelsin!:

© Rahat Yazar
Designed by GeCe
Released under Creative Commons 3.0 CC BY-NC 3.0