27 Haziran 2009 Cumartesi

90'larda ben ve M.Jackson


Dün gece bu saatlerde nette gezinirken okuduğum haberin yalan-uydurma olduğunu düşünmüştüm. Meğerse doğruymuş. Michael Jackson'ı da kaybettik.

Yaşasaydı birçok yeni çalışma yapacaktı. Dünyanın unutulmazları arasında yerini aldı. Pop müziğin efsane ismiydi. Onunla özdeşleşen "moonwalk" çoğu genç tarafından taklit edildi. Kendine özgü dansı dikkat çekiyordu.

Yanılmıyorsam 1995 senesiydi. Kreşe gidiyordum. Her sene sonunda bir gösteri düzenlenirdi. İlk sene o yılların türk pop ikonu olan Hakan Peker'in taklidini yapmıştım. Elimde çiçeklerle bir kızın peşinde koşuyordum. Sonunda kızı yakalıyordum, dans ediyorduk ve final... O kadar ufakmışım ki yıllar sonra o fotoğraflara baktığımda dükkanlarımın açık unutulduğunu farkedip gülmüştüm. Bizi kuliste hocalar giydiriyordu ve kotumun fermuarı açık sahnede yer almışım. Ama neyse ki sadece fotoğraflarda anlaşılan bir kusurdu. O gün iyi ki kimse farketmemişti. Sahnede anlaşılsa gösteriyi bırakırdım herhalde.

Kreşte son senemdi. Annem işinde çalışsa da ben sıkıldığımı söyleyip yarı dönemde kreşten ayrılmaya karar vermiştim. O arada gösteri hazırlıkları sürüyordu. Michael Jackson'ı taklit edecek öğrenciler aranıyordu. Hocalar birkaç kişiyi izleyip bende karar kılmıştı. Taklit dediğim şapka, kıyafet gibi unsurlarla ona benzeyecek, şu üstte çalan şarkı ile dans edecektim. Yoksa onun gibi "moonwalk" yapmak ne haddime! Ben seçildiğimle kaldım. Kreşten ayrılınca gösteriye katılamadım. Benim yerime başkası Michael oldu doğal olarak. Bu üzücü haberi duyunca, kreş anılarım canlandı işte.

Teknolojinin yükseldiği, ülkemizde pop müziğin yayıldığı ve ülkemizin çok kanallı döneme geçtiği yıllar 90'lar... Tanınmış birçok isim o yıllarda çıktı. 3 ya da 4 yaşımdayken oturduğumuz sitedeki çocukların yaptığı bir gösteride Tarkan'ın "kıl oldum abi" şarkısını playback yapmıştım. O yaşta elimde mikrofonla sallanmıştım işte. Ondan sonra yeni popçular çıktı. Burak Kut da pop müzik için bir devrimdi. Albümü çok satmış, genç kız hayranları ona 'bebeto' gibi lakaplar takmıştı. O yıllarda ablam Burak Kut'u beğenenlerdendi. Adam halen piyasada:)



Popçular dışında atari denen bir olay herkesi esir almıştı. Bir gece babam işten TV'ye bağlanan o garip aygıtla eve döndüğünde çok sevinmiş, atariyi oynamak için sabahı zor etmiştim. Sabah heyecanla kalkıp 5000 oyunluk kaseti taktım. Sonradan anladım 5000 yazsa da en fazla 15 farklı oyun var. Diğerleri aynı oyunların farklı bölümleri falan... Tabancalı oyun en güzeliydi. Bir köpeğin koşturduğu kuşu silahla vurarak puan topluyorduk. Super Mario'yu bilmeyen yoktur. Herkesin çocukluğu, mario bölüm-1'deki prensesi kurtarmakla geçti biliyorum. O oyunu oynarken çok sinirlenirdim ve bazen özellikle kendimi kuyulara atar ya da sütunlardan çıkan böcekyiyen bitkilere yem olurdum.

Tutti frutti ve kırmızı noktalı kuşak vardı biliyorum. İzlemez ama varlığını bilirdim. Öncesinde starda parlament sinema klubünü izlerdim. Çoğu zaman filmin sonuna yetişemez uyuyakalırdım. Sonra o kuşağı bozdular, hep aynı klişe filmleri yayınladılar, ben de izlemeyi bıraktım. ( katil bebek chucky serisi, zehirli sarmaşık 1-2-3, leon vb. )

İşte böyleeee. 90'ları yaşamış olmaktan mutluyum. Siyah-beyaz dönemi de görmek isterdim, dünyaya geç gelmişim napıyım...

Efsaneler unutulmaz. M. Jackson ise her dönemde var olacak kesin...

3 Yorum

  1. kreş ve atari anıları altına bende imzamı atabilirim :) ama hiç bir zama parlament sinemasından bir kaç kare bile seyredemedim.... :( :)

    YanıtlaSil
  2. geçen gun facede parliament sinema kulubunun müzik videosu paylaşılıyorduda dinledim. insan garip oluyor ya...

    YanıtlaSil

Bu yazım hakkında sen de bir yorum yaz, rahatla!

 

FACEBOOK

Blogger Tips and TricksLatest Tips For BloggersBlogger Tricks
Bumerang - Yazarkafe

INSTAGRAM

Instagram

ÜYE OL

Mail Adresini Yaz, Rahat Yazar'dan En Güncel Haberler Gelsin!:

© Rahat Yazar
Designed by GeCe
Released under Creative Commons 3.0 CC BY-NC 3.0